1990’lı yıllarda bağımsız devlet olarak sahneye çıkan Türk Cumhuriyetlerinin genelinde kapılarını dış dünyaya açıtıkları ilk yıllarda yaşanan “tüketim patlaması”nın devam ettiği görülüyor.
Pazar sıkıntısı çeken Batılı ülkelerin iğneden ipliğe her çeşit ürünü bu ülkelere sokmasıyla başlayan ve özendirilen tüketim çılgınlığının ülke ekonomilerine verdiği zararın önüne geçmek lazım.
Reklamlarla özendirilen sun’i ihtiyaçlar ve ihtiyaç fazlası alınan tüketim maddeleri, halkın cebindeki nakit paranın hızla tükenmesine, bu durum da ülkelerin borçlanmasına neden olmaktadır. Yükselen enflasyon, artan döviz ve pahalılık, haksız kazanç ve rüşvet alanların sayısını da artırıyor.
TÜKETEN DEĞİL“ÜRETEN TOPLUM”
Fert başına düşen milli gelir açısından alt sıralarda yer alan Türk Cumhuriyetlerinin, toplumu “tüketici” olmaktan kurtarıp, “üretici toplum” olma özelliğini kazandırmaları gerekmektedir. Aksi halde Türkiye de dahiş kardeş devletlerin milli ekonomileri dış dünyaya bağımlı olmaktan kurtulamayacaktır.
TÜRK DEVLETLER TEŞKİLATI (TDT) ÜYELERİNDEKİ TC BÜYÜKELÇİLERİ PLATFORM OLUŞTURMALI
Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Azerbaycan ve bunlara ilaveten Tacikistan ile Afganistan’da TC Büyükelçileri aralarında işbirliği ve dayanışmayı geliştirmek amacıyla ortak bir platform kurarak istişare halinde olmalarında fayda var.
1993 yılı Ocak ayında da Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Volkan Çotur başkanlığında benzer bir platform oluşturulmuştu.
Platform başkanı Büyükelçi Volkan Çotur benzeri oluşumun, dördü Türk kökenli beş Orta Asya Cumhuriyeti’nin aralarında işbirliğini geliştirmek amacıyla kurulması gerektiğini, bu tür birlikteliğe destek vereceklerini; kurulacak platformun, Cumhuriyetlerin kendi arasındaki sorunlarını ortak kararlarla çözüme kavuşturma sürecine imkan sağlayacağını belirtmesinin hemen ardından Özbekistan liderinin ev sahipliğinde Taşkent’te Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan liderlerinin katılımı ile bir toplantı düzenlenmişti.
MERKEZİ ASYA BİRLİĞİ
O sıralarda Tacikistan’da devam eden iç savaşın durdurulması konusunun ele alındığı bu toplantı sonrasında Özbek lider Kerimov bu “platform” oluşumunu “Merkezi Asya Birliği” olarak geliştirmeye çalışmıştır.
ORTA ASYA BİRLİĞİ
Benzer bir oluşum da 26 Nisan 2007 tarihinde Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbay tarafından geliştirilmiş ve “Orta Asya Birliği” platformu kurulmuş ve liderler arasında ebedi dostluk antlaşması imzalanmıştır.
Bu konudaki değerlendirmemizi 1993 yılında yaparak yetkileri uyarmışız.
TÜRKİSTAN’DA EKONOMİK BİRLİKTELİK
Türk Devletler Teşkilatı’nın hala istenen kıvamda olmaması nedeniyle şimdilik “alternatif arayışlar” içinde olmak gerekir.
32 yıl önce yaptığımız bir değerlendirmede olduğu gibi; 2005’li yıllarda Karşi vilsyetindeki ABD Üssü’nün kapatılması sonrası yoğunlaşan Amerika’nın taciz ve tehdidinden dolayı ŞİÖ yapılanmasına girerek Çin ve Rusya ile işbirliği yapmak zorunda kalan Türkistan Cumhuriyetleri kendi arasında AET örneği gibi çok yönlü “ekonomik birliktelik” teşkil etmeleridir.
ZENGİN KAYNAKLAR TEK “MERKEZ”DEN YÖNETİLMELİ
Kerimov’un girişimiyle 1993’de oluşturulan “Merkezi Asya Birliği” veya 2007’de Nursultan Nazarbay tarafından oluşturulan “Orta Asya Birliği”nin ekonomik açıdan güçlü bir şekilde geliştirilmesi, bölgedeki tüm yeraltı ve yerüstü zenginliklerin bir “merkez”de toplanması Orta Asya (Türkistan) coğrafyasındaki beş Cumhuriyeti’nin kimseye boyun eğmeden ayakta durmalarını sağlayacaktır.
TÜRKİSTAN BİRLİĞİ ÇİN VE RUSYA’YI RAHATSIZ EDİYOR
Nazarbay ve Kerimov’un Orta Asya coğrafyasındaki beş Cumhuriyet arasında birlik kurma ısrarından rahatsız olan iki ülke vardı; biri Çin diğeri de Rusya…
Bölgede gelecekte Türkistan Birleşik Devletleri’nin kurulmasına yol açacak bu tür birlik oluşumlarından Moskova ve ona biat edenler rahatsız oluyordu.
BEYAZ EV’İN BEŞİNCİ KATINDAKİ HASBULATOV
Çeçen asıllı Yüksek Sovyet (Parlamento) Başkanı Ruslan Hasbulatov ve Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Aleksandr Rutskoy da rahatsız olanların başında geliyordu. Onlar belki “komünist” değillerdi amma aşırı Rus milliyetçisi idiler.
Nitekim “Beyaz Ev”in 5.nci katında bulunan Hasbulatov’un odasında yapılan araştırmalarda, eski Sıvyetler’in izleri canlı olarak görülüyordu. Parlamentoya göre, Moskova’nın menfaati için, Orta Asya Cumhuriyetleri’nin her bakımdan Rusya’ya bağımlı olmaları gerekmekteydi. Aksi halde Hasbulatov’un ifadesiyle Ruslar’ın sınırının Urallar’a kadar çekilme tehlikesi vardı. Aslında “Urallar”, Moskova’nın gerçek sınırı idi. Yeltsin de bu tehlikenin farkındaydı. Ama O, ABD’nin dolarlarına boyun eğmek zorunda kalmıştı. Ama şimdilik…
ORTA ASYA’DA YARIN NE OLACAĞI BİLİNMİYOR
Çünkü Türkistan Cumhuriyetlerinin ipini BDT ve Rus askeri gücü vasıtasıyla hala elinde tutuyordu. Ki 32 yıl önce yaptığım bu değerlendirme notunun günümüzde de geçerli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. 32 yıl önce “Ankara Rüzgarı”na gönderilen raporun son satırında yazılı olduğu üzere TÜRKİSTAN COĞRAFYASINDA HALA YARIN NE OLACAĞI BELLİ DEĞİL…




