İsrail, 13 Haziran 2025 cuma gününün ilk saatlerinde İran’ın başkenti Tahran’ı hedef aldı. Savaş Uçaklarının saldırısında İsrail, nükleer ve askeri hedeflerin vurulduğunu açıkladı. İsrail Başbakanı Bünyamin Netanyahu, operasyonun adının “Yükselen Aslan Operasyonu” olduğunu duyurdu. Saldırıya yaklaşık 200 İsrail uçağı katıldı ve 100 kadar hedef vuruldu. Saldırılarda üst düzey komutanlar ve nükleer programla ilişkili bilim insanları öldü.
Bu savaş İran’ın nükleer programındaki hızlı ilerlemesi nedeniyle gerilimin zirveye çıktığı bir dönemde gerçekleşti. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) Yönetim Kurulu, Perşembe günü 20 yıl aradan sonra ilk kez İran’ı denetçilerle iş birliği yapmadığı gerekçesiyle resmen kınadı.
Saldırının ilk saatlerinde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında rolü olmadığını belirterek, Tahran’ı ABD çıkarlarını ve personelini hedef almaması konusunda uyardı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a anlaşma yapmasını yoksa sıradaki saldırıların ‘daha acımasız’ olacağını belirtti.
Cuma günü akşam saatlerinde İran’dan da misilleme saldırıları geldi.
İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) gelen açıklamada Tahran’ın İsrail’e “onlarca füze” fırlattığı ifade edildi. Başkent Tel Aviv’de dumanların yükseldiği görülürken, hem Tel Aviv’de hem de Kudüs’te patlama sesleri duyuldu.
İran devlet medyası ise Tahran’ın misilleme amacıyla İsrail’e “yüzlerce çeşitli balistik füze” fırlattığını bildirdi. İran’ın resmi haber ajansı IRNA, “Birkaç dakika önce işgal altındaki topraklara yüzlerce çeşitli balistik füzenin fırlatılmasıyla, siyonist rejimin vahşi saldırısına kararlı bir yanıt operasyonu başladı,” ifadelerini kullandı. İran bu operasyonun üçüncü füze saldırısı dalgası olduğunu söyleyerek operasyona “Gerçek Söz 3” adını verdi.
Dünya’nın korktuğu olay bu savaşta İran’ın en sonunda Nükleer Füzelere başvurmak istemesi olacaktır. İsrail’in övündüğü Demir Kubbe Füzeleri engellemekte başarısız olurken, yollanacak bir nükleer başlıklı füze ile Tel Aviv Vurulursa yüzbinlerce insan ölebilir. Radyasyon Bulutları önce Orta doğuyu kaplar, bunu Türkiye-Suriye-Irak- Türkiye – Ürdün- Lübnan ve Suudi Arabistan etkilenir. Peki İran’ı zorlayan İsrail neyin peşinde. İran düşman ülke tamam da uyuyan yılanı uyandırmanın anlamı yok.
ABD adına konuşan Trump barıştan bahsederken, 10 yıl önceki nükleer anlaşmadan neden çıktığını da açıklamak zorunda. 2015’de dönemin Başkanı Obama İran ve ABD arasında Nükleer anlaşmasıyla bu olayı sonlandırmak istiyordu. Aylarca süren görüşmeler sonucunda anlaşma oldu. Buna göre İran nükleer füze üretimini azaltacak ve Dünya Atom Enerjisi Komisyonuna kontrol için nükleer tesisleri açacaktı. ABD’de 2016 Ocak ayında İran’a ekonomik ambargo kalkacaktı. Bu anlaşma yapıldı. 100 Milyar Dolarlık bir para girişi de oldu.
İsrail’de ise Başbakan Netanyahu buna karşı çıktı ve seçimi kazanan Donald Trump ile görüşerek bu anlaşmayı iptal ettirdi. 10 yıl önce bu anlaşmaya karşı çıkan İsrail şimdi yeniden buna benzer bir anlaşmanın yapılması için açıklamalar yapıyor. Netanyahu’ya sormak lazım 10 yılda neden aynı noktaya gelindi. Gelinmesi için de Nükleer Bilim Adamlarından 9 kişi ve Generaller operasyonlarla öldürüldü. Sonuçta İran’ı nükleer masasına oturtmak için yapılan bir savaştır diyebiliriz.
Bu noktada İran nükleere başvurur mu? Vurmaz mı? Kimse tahmin edemiyor. Sadece Allah bilir…





