Küllerinden doğmak, ne demek canlı şahit oluyoruz. Koca moloz yığınlarının arasından açan çiçekleri görmek, acıların bir nebze de olsa yatışmasına vesile .
Ey Filistin, soldurdukları renginin içinde açan gülüşlerin, ışını söndüremediler. Her biri bir ay parçası olan o insanların saçtığı iman ışığı söndürempediler. Kararttıkları hayatların bir kıvılcımdan, tekrar kocaman büyüyeceğini düşünmeleri, eminim ki onları korkutuyor. O zalimler de biliyor ki yaktık, yıktık ve yok edemedik.Edemeyeceğiz. Bu korku ile imanın gücünü görmüş oldular ama anladılar mi? Sanmam!
Gri moloz yığınları arasından gelen neşe fotoğrafları birer nilüfer çiçeği gibi ya da karlar arasından açan kardelen. Kaktüslerin eşsiz çiçekleri gibi…. Hepsi göz alıcı, hepsi hayranlık duyulası güzellikle. İnsanların, başından beri maruz kaldıkları o vahşet görüntülerinde ilk göze çarpan imanlı teslimiyetletiydi. Hayranlık uyandıran bu duruşun dünya üzerindeki etkisini gördük. İslam’ın güzelliğini ve kuvvetini en acı şekilde ama en güzel haliyle bütün dünyaya gösterdiler. O sağlam duruşlar, vazgçemeyişler ve yıkılmayısları hayranlıkla seyreden vicdanlı insanlık iman hakikatini öğrendi. Bu sağlam ve korkusuz karakterin İslam’dan geldiğini anladı. Güzellikler dini olan İslam’ı hiçbir çirkinlik lekeleyemdi. Aksine bir pırlanta gibi parladı. Bunca eziyet, bunca kötülük arasında kalan imanlı kalpler, bir pırlanta gibi parlayarak İslam’in güzelliğini daha da ortaya çıkardı. Zalimler yok etmeye çalıştıkları herşeyi daha da patlamasına ve göz almasına vesile oldu. Yormaya çalıştılar ama onlar yoruldular . Yıkmaya çalıştılar ama biiznillah onlar yıkılacak ve hatta yok olacaklar. Filistin’in parlayan iman dolu kalpleri iki cihan var olacaklar.
Şimdi ateşkes sonrası dönüş videoları geliyor. Her vicdanlı kalbin içinde var olan iman tohumlarını büyütecek olan davranışlara vesile oluyorlar. Biz ne yapacağız demeyen bir millet ,yine yapacağız diyerek en güzel örneklerini sergiliyor. Evlerine dönen her insan ,yıkık da olsa sağlam da olsa ilk şükür dolu secdeye varıyor. Sorarım size ilk işi şükür dolu secde olan kalpler yıkılır mı? Her daim Allah’a teslim olmuş kalpler yok olur mu? Hangi çirkinlik bu ışıltılı imanı söndürebilir.
Sokaklarının yıkılmış hallerine üzülmeyi bırakıp ellerinden geleni ardına koymadan yapmaya başlamış yüreklerden bahsediyoruz. Yedisinden yetmişine, eline boya olan ,süpürge alan ve ya ellerini her türlü alet yerine kullanan kalpler bunlar. Öyle yüceler ki gelen kardeşlerine sevinç olsun diye moloz yığınlarının bütün griliğine ve tozuna rağmen, rengarenk ve tertemiz yapmaya gayret ediyorlar. Yorgunuz demiyorlar aylarca süren zulümden çıkmış bedenler. Acılıyız demiyorlar acının en derinini yaşamış insanlar. Ben yapamam ki benden geçti demiyorlar vücudunun yarısını kaybetmiş insanlar. Sahi ya bu bunalımlar, depresyonlar, tükenmişlikler Filistin’de yok mu? Tükenmişlik sendromunun her yerden fırladığı bu zamana denk gelip; bunca acının içerisinde kalmış kalpler, hiç tükenmiş hissettiriyor mu?
Onlara baktıkça sağlam ve imanlı kalpleri gören insanlar, günlük rutinlerini eziyet sanan insanlar, bazı şeylerden hâlâ şikayet edebiliyorlar mi?





